ARABİSTANLI LAWRENCE ve ORTADOĞU FAALİYETLERİ
Cihat KAYA

ARABİSTANLI LAWRENCE ve ORTADOĞU FAALİYETLERİ

Advert

Arabistanlı Lawrence lakabıyla meşhur Thomas Edward Lawrence, 1888 yılında Galler’de doğmuştur. Asker olarak gösterilmesine ve tanıtılmasına karşın hiçbir askeri eğitimi bulunmayan Lawrence, aslında bir arkeologdur ve kendisini de aslen böyle tanıtmıştır. Lawrence, 1. Cihan Harbinde Osmanlı devletinin Sina-Filistin cephesindeki aldığı mağlubiyette kilit rol oynamıştır.

Lawrence, Birçok batılı kaynak tarafından “Gerilla Savaşı Taktiği”nin babalarından gösterilmiştir. Örneğin, savaşta zaferi getirecek temel prensibin “Dolaylı Tutum” olduğunu savunan Clausewitz’den etkilenen ünlü stratejist Liddle Hart, 1939 tarihli Britannica ansiklopedisinin askeri konular editörlüğünü üstlenmesiyle birlikte, Lawrance hakkında fazlaca hayranlık dolu ifadelere yer verdiği bir biyografi yazmıştır. Biyografisinde, Lawrance için “Hiçbir askeri kariyeri bulunmayan veya askeri eğitimden dahi geçmemiş böylesine önemli bir komuta kademesine kendini getirmiş değerli bir kurmay” iddiasına yer vermiştir.  Dolayısıyla kendisinden sonra gelen önemli stratejistleri etkilemesi sonucu; mesela Lawrance Freedman gibi genel stratejistler, Lawrence’ı gerilla savaşını etkili bir şekilde gerçekleştiren önemli bir aksiyon adamı olarak tanıtmışlardır.[1]

Hakkında birçok kitap yazılan, makale incelemesi yapılan, film dahi çekilen Lawrence, Ortadoğu’ya henüz herhangi bir savaş durumu olmadığı zaman diliminde adımını atmıştır. Öncelikle bölgede sözü geçen önemli aşiret reisleri, önceden yapılmış istihbari faaliyetler ile kendisine tanıtılmıştır. Sonrasında, Arapların arasında arkeoloji çalışmaları bahanesiyle bir süre yaşayan Lawrance, Arap kültürüne ve diline hâkim olmuş ve yaptığı araştırmalarla Arap tarihini yakından inceleme fırsatını bulmuştur. Nihayetinde elde ettiği veriler ile harekete geçmiş ve bölgede kendisinin tespit ettiği aşiretleri sırasıyla gezmeye başlamıştır. Kimi aşireti şehirlerde, kimi aşireti çöllerde, kimi aşireti nehir kıyılarında ziyaret eden Lawrance, onlar hakkında kendisine gereken tüm bilgileri ayrıntısıyla yerinde toplamıştır. Yaptığı ziyaretler ile keşfettiği, genel itibariyle kalabalık bulunan fakat yönetim otoritesi zayıf bulunan aşiretlerde, kendi belirlediği aileleri aşiret reisliği için desteklemiş ve bunlara her türlü maddi ve manevi yardımı yapmaktan çekinmemiştir. Artık durum o noktaya varmıştır ki, 1913’lü yıllarda vatani vazife için Sina çölünde ve Mısır’da bulunan Kuşçubaşı Eşref, kendisi hakkında “Uçan Şeyh” denildiğini ve yerel nüfuzunun oldukça fazla olduğunu hatıratında dile getirmiştir.[2]

Lawrance yaptığı bu faaliyetler ile İngilizlere Ortadoğu bölgesini işgallerinde hayati destekte bulunmuş ve büyük yardımı dokunmuştur. Lawrence’ın adamlarından elde ettiği çöl hakkındaki detaylı bilgileri kullanan Albay Allenby komutasındaki İngiliz ordusu, Lawrence’ın verdiği bilgileri kullanarak ve yine Lawrence’ın Osmanlı ordusunun ikmal hatlarını kendisine bağlı Arap milislerle kestirmesi sonucu gayet dezavantajlı duruma düşen Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunu, Filistin cephesinde mağlup etmiştir.  Allenby, Osmanlı ordusu tarafından Kut’ül Amare’de feci şekilde bozguna uğrayan Irak’taki İngiliz ordusuna mukabil, Lawrance sayesinde aldığı “Filistin Galibiyeti” ile durmamış ve ordusunu Şam’a kadar götürüp orayı da işgal etme başarısını göstermiştir. Suriye kolu dağılan, ikmal hatları kesilen ve Lawrance’ın faaliyetleri üzerine halk desteğini de yitiren Osmanlı ordusu ise,  Kut’ül Amare başarısını ileriye maalesef taşıyamamış ve İngilizlerin sömürgelerinden de getirdiği destek ile Basra cephesinde de mağlup olmuştur. İşte batılı kaynakların Lawrance’a atfettikleri önem bu noktada yatmaktadır. Çünkü Lawrance, İngiliz işgaline sadece yardım etmemiş, aynı zamanda işgali çabuklaştırmış, hızlandırmış ve kolaylaştırmıştır. Bu yüzden İngilizler kolaylıkla Mezopotamya petrollerine sahip olmuşlardır.

Pek ala sorulacak soru ise şudur: Lawrance, önemli miktardaki Ortadoğu halklarını sadece arkasından para ile mi çekmiş götürmüştür? Bu soruya vereceğimiz cevap Hayır olacaktır. Çünkü bölgeyi ve Arap kültürünü çok iyi tanıyan ve gözlemleyen Lawrance, Mekke’de tanıştığı Şerif Hüseyin’i de yanına almıştır. Şerif, Peygamberimiz’in torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere denilmektedir. Şerif Hüseyin, Lawrance ile tanışmadan önce Osmanlı bünyesinde yetiştirilip Mekke Emirliğine atanmış bulunmaktaydı. Lawrence, kendisindeki bağımsızlık tutkusunu görmüş ve bu damarından oldukça istifade etmek suretiyle, Şerif Hüseyin’i yanına çekme başarısını göstermiştir. Bölge halkının Müslüman olması ve gayet tabi Peygamberimize ve O’nun soyundan gelenlere hürmetinden bu sayede yararlanmasını bilen Lawrance, Şerif Hüseyin’in de maalesef desteğiyle Ortadoğu coğrafyasındaki birlik ve beraberliği bozmuştur..

Şerif Hüseyin’i savaştan İngilizlerin zafer ile ayrılması halinde bağımsızlık verilerek kurulacak Arap devletinin reisliği vaadi ile yanına çeken Lawrance, savaştan sonra Şerif Hüseyin’e verdiği bu vaadini yerine getirmemiştir. Bunun yerine, Şerif Hüseyin’in o zamanlar İngiliz hâkimiyetindeki Kıbrıs adasına sürgün cezasına çarptırılmasını sağlamıştır. Ne yazık ki, Şerif Hüseyin bu adada tuttuğu günlüklerinde yaptığından pişmanlığını defaatle dile getirecek ve üzüntüsünden fazla yaşayamayacaktır. [3]

Ömrünün son günlerinde ülkesine dönen ve kitap yazımına başlayan Lawrence, “Bilgeliğin Yedi Sütunu” adlı kitabının yazımını bitirmiştir. Kitabında Ortadoğu’yu ve yaptığı faaliyetleri ele almış ve gerilla savaşı taktiğinin kendi düşüncesine göre esaslarından bahsetmiştir. Bu kitap strateji otoritelerince halen “Gerilla Savaşı Taktiği” hususunun şaheserlerinden kabul edilmektedir.

 

CİHAT KAYA

      

 

 

 

[1] Freedman, Lawrence. Strateji Bir Tarih Çev. Belkıs Çolakçı Dişbudak. İstanbul: Alfa Basım Yayın, 2015.

[2] Kağan,Hakan. İmparatorluğun Son Akşamı. İstanbul: Kapı Yayınları, 2017.

[3] Mehmet Tosun, 21. yy.da Sultan II.Abdülhamid'e bakış, İst. 2003, s.252

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
hasan     0000-00-00 helal len ci
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
UMRE SEKTÖRÜNDE TEHİKELİ REKABET
UMRE SEKTÖRÜNDE TEHİKELİ REKABET
Kamuda dev alım! Tam 30 bin personel...
Kamuda dev alım! Tam 30 bin personel...