arama

Baraj Suları Altında Kalan 12 Antik Şehir

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Güncel Manşet Güncel Manşet
  • 1 Star
    Loading...

Tarihe tanıklık etmiş birbirinden güzel antik şehirler sular altında kalıyor. Bu yok oluş kader değil, bu yok oluş insan eliyledir. 60 yıllık barajlar uğruna, tarih sular altına alındı.

Doğal yollardan dolayı sular altında kalan tarihi şehirleri bir kenara dursun; insan eliyle batırılan şehirler son dönemlerde iyice artış gösteriyor. Türkiye akarsu havzaları bakımında zengin bir ülke. Bu nehirleri hem enerji, hem de tarımsal faaliyetler amacıyla kullanmak için yapılan barajlar sonucu bu yörede bulunan antik kentler sular altında kalmaktadır. Dünya mirası konumunda olabilecek bu tarihi kentler göz göre göre yok edilmektedir. Su altında kalarak yok olan bu şehirler, oldukça fazla turist çekmektedir; filmlere, belgesellere de konu olmaktadır.  Şimdi sizlere baraj göllerinin sular altına bıraktığı batık şehirlerden bahsedeceğim.

 

Fırat Nehri Üzerindeki Atatürk Barajı ile Batan Şehirler

Fırat ve Dicle Nehri, Mezopotamya üzerinde akar; Türkiye topraklarını terk ettikten sonra  bir sevdalı gibi birleşir; Şatt-ül Arab adını alır ve Basra Körfezine boşalır

Lidar Höyüğü: Şanlıurfa

lidar-hoyugu1.jpg

Bu höyükte Kalkolatik Çağ olan milattan önce 5500-3200 yılları arasında yerleşimin başlandığı düşünülüyor. Höyük, 1979 yılında keşfedilmiş, keşfedilmesiyle birlikte çalışmalar başlatılmıştır ta ki 1987 yılına, Atatürk Baraj Gölünün altında kalana kadar devam edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonrasında Asur Oturan Keçi Heykeli, bronz küvet, çeşitli sikkeler ve takılar Şanlıurfa Müzesi’nde sergilemektedir.


 

Samsat Kenti: Adıyaman

samsat-kenti.jpg

Samsat, Adıyaman’ın bir ilçesidir. Adıyaman Bölgesi Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Dönemi’ni işaret eden yerleşim yerlerinden biridir. Samsata Antik Kenti, Samsat Kommegene Krallığı’na başkentlik yapmış bir antik kenttir. Tarihin her evresine tanıklık etmiş bu şehir de maalesef Atatürk Barajının yapımıyla birlikte sular altına gömülmüştür.


 

Tille Höyük: Adıyaman

tille-hoyugu.jpg

Mezopotamya, dünyanın en eski yerleşim yeridir. Çoğu bilim insanına göre Adem buraya indirilmiş, insanlar bu coğrafyada çoğalmıştır. Tille Höyük, Karakaya Barajı su toplama alanında kalacak arkeolojik değerleri bulmak amacıyla yapılan yüzey çalışmaları sırasında1977 yılında bulunmuştur. Bu höyük ile ilgili çalışmalar 1979 yılında başlamıştır. Tille Höyük’te Roma dönemine ait kaya mezarlıklarda bulunmaktadır. Adıyaman Kahta ilçesi Eskitoz Köyü’nün doğusundaki Fırat Nehri vadisinin yamaçları boyunca kayalara oyulmuş pek çok mezar bulunmuştur. Bu kaya mezarlıkları artık Atatürk Barajının altında kalmış durumdadır.


 

Fırat Nehri Üzerinde Bulunan Birecik Barajı ile Batan Şehirler

Zeugma Antik Kenti/ Belkıs: Gaziantep

zeugma-antik-kent.jpg

İnsanlığın doğuşu, akarsuların yanı başında var olmuştur. İnsan su olmadan yaşayamaz, su olmadan hayat bulamaz. Acaba gün gelir de kendilerine hayat veren bu bereketli nehirlerin sularında yok olacaklarını düşündüler mi.  Belkıs ya da Zeugma Antik Kent, Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Belkıs Köyü sınırları içerisinde olup Fırat nehrinin yanı başında bulunur. Bu antik kente bulunan, çarşılar, villalar  Birecik Barajı Gölü’nün suları altında dır. Gaziantep’e gittiğiniz zaman şehrin batı girişinde Zeugma Mozaik Müzesi bulunmaktadır. Bu antik kentte bulunan yapıların hepsi bu müzede sergilenmektedir.


 

Horum ya da Urima Antik Kenti: Gaziantep

horum-antik-kent.jpg

Birecik Barajı ve Karakamış Barajı altında kalacak olan bu tarihi yerleşim 1989 yılında bulunmuştur.Höyüğün Birecik Barajı Gölü suları altında kalacağının anlaşılmasıyla  4 yıl boyunca kurtarma çalışmaları yapılmıştır.


 

Rumkale: Gaziantep

rum-kale.jpg

Rumkale, Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunuyor. Biricik Baraj Gölü ile bir yarımada halini alan tepede bulunan kale için antik çağlardan günümüze kadar pek çok farklı isim kullanılmış en son  Rumkale olarak günümüze gelmiştir. Fırat suları altında kalan Saklı Cennet ya daKayıp Kent adıyla anılan bölge, Rum Kale’nin ve Savaşan Köyü’nün olduğu Halfeti bölgesidir. 2000’li yıllarda tamamlanan Birecik Barajı’nın devreye girmesiyle bir çok yerleşim yeri ve antik kent sular altında kalmıştır. Halfeti, bu durumu iyi yöne çekerek günümüzde Güneydoğu’nun merkezi haline gelmiştir.  Özellikle Karagül dizisiyle birlikte, milyonlar Halfeti’ye bu güzide kente kilitlenmiştir.


 

Savaşan Köyü: Şanlıurfa

savasan-koy.jpg

Şanlıurfa’ya bağlı olan Halfeti’de bulunan Savaşan Köyü, Birecik Barajı suları altında kalan bir yerdir. Çoğumuz bu muhteşem yeri son yıllarda reyting rekorları kıran Karagül dizisinde görmüş olduk. Sular altında kalmadan önce Fırat Nehri karşısında kurulmuş olan bu köyün, taş işlemeli evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları insanlarda hayranlık uyandıracak cinstendi. Şimdilerde Savaşan Köy’ün en etkileyici manzarası da, ana binası sular altında kalmış olan caminin minaresidir.


 

Dicle Üzerinde Bulunan Ilısu Barajı ile Batan Şehirler;

Hasankeyf: Batman

hasankeyf.jpg

Hasankeyf’i uzun uzun “Hasankeyf Üzerine Ağıt” adlı yazımda anlatmaya çalıştım. Bu yazıyı okuyarak sular altında kalan her bir şehrin, yapının ne denli iç yakıcı olduğunu  anlayabilirsiniz. Dicle mi daha çok can yaktı, yoksa Fırat mı?  Günah keçisi aramaya gerek yok. Dicle ve Fırat bir ana sütü kadar masumdur. Onlar, çağlardır komşuluk etmiş olduğu komşularını sular altında bırakmak ister miydi? Onlar değil, biz insanlar kendi ellerimizle yok ettik. Bakın bakalım Hasankeyf’te neler oluyor. Sadece tarihi kalıntılar, yaşanmışlıklar değil bazı canlı türlerinin nesilleri de yok olacaktır. Hasankeyf bir dünya mirasıdır. Hasankeyf, yok edilmeye mahkum edilmemelidir.


 

Botan Vadisi; Türbe Höyük- Başur Höyük- Çattepe Höyük: Siirt

basur-hoyuk.jpg

cattepe-hoyuk.jpg

Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak olan Botan Vadisi höyüklerinde çalışmalar halen devam etmektedir. Vadide; Türbe Höyük, Başur Höyük, Çattepe Höyüğü, Motit Kalesi de yer almaktadır. 2002 yılında başlanılan kurtarma çalışmaları neredeyse tamamlanmış durumdadır. Burada 13 yıl süren kazılarda milattan önce 3000 yıllarına ait çok sayıda tarihi esere rastlanmıştır. Ayrıca Başur Höyük’te, Bronz Çağı’nda kalma mezarlardaki 5000 yıllık oyun taşları bulunmuştur.


 

Dicle Nehri Üzerinde Yer Alan Dicle Barajı ile Batan Şehir;

Eğil Antik Kenti: Diyarbakır

egil.jpg

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Dicle Barajı altında kalan ve Asurlulara ait olan bu batık şehir içerisinde, mağara evleri, hamam, kral mezarları, ve yaşam alanları sadece öncede çekilmiş fotoğraflarda görülüyor. Haydi o zaman fotoğraflara sığınalım, kağıt parçaları üzerinde tarihimize sahip çıkalım. Eğer bir topraklar üzerinde yaşıyorsak o topraklar üzerinde yaşanılan yaşamlara, anılara da sahip çıkmamız gerekiyor. Tabi barajlar önemlidir. Barajlar olmazsa su imkanlarımızı nasıl karşılayacağız değil mi? ama bu durumda hassas davranılması gerekiyor. Baraj yaparken bunun sonucu oluşacak tahribatların, yok edilişlerin de gözler önüne sermek gerekecek. Ona göre baraj gerekli durumlarda başka bir alana inşa edilmesi sağlanacaktır. Artık Eğil Antik kente ait her şey sular altında.


 

Seyhan Nehri Üzerinde Yer Alan Seyhan Barajı ile Batan Şehir;

Augusta Antik Kenti: Adana

augusta-antik-kent.jpg

Augusto, 1955 yılında Seyhan Baraj Gölü’nün altında kalmış olan, Roma İmparatoru Augustos’un karısı Livia Augusta adına Adana’da kurulan antik kenttir. Gaziantep’teki Zeugma Antik Kenti’nde hiç olmazsa bir kısım önemli eserler kurtarılmış ve bugün Gaziantep Zeugma Müzesi’nde sergilenmektedir. Ancak Augusta Antik Kenti için hiçbir çalışma yapılmadan Seyhan Baraj gölünün suları altında bırakılmış, terk edilmiştir.


 

Bergama Yontalı Deresi Üzerinde Yer Alan Yontalı Barajı ile Batan Şehir;

Allianoi Antik Kenti: İzmir

allianoi.jpg

Allianoi İzmir’in Bergama ilçesinin sınırları içerisinde, Yontalı Baraj Gölü alanının tam ortasında, Paşa Ilıcası civarında yer alan bir antik kenttir. 1998 yılından bu yana Paşa Ilıcası başta olmak üzere baraj gölü alanı içinde kalan yerde kurtarma çalışmaları devam etmektedir.  Her daim yapılan bu kurtarma çalışmaları sekteye uğraması halinde Allianoi Antik Kenti tamamen sular altında kalacaktır.


 

Son Olarak;

Bugün bir kez daha anlamış bulundum, tarihi değerler bizler için hiçbir öneminin olmadığını. Sorsam yukarıda adı geçen tarihi yerleri kaçımız biliyor, ya da kaçını biliyoruz?  Bizler bilmedikçe yok oluyorlar.Toplum olarak Az bir bilgimiz, ilgimiz olsaydı belki bu tarihi kalıntılar bugün göllerin altında olmayacak, terk edilmeyecekti.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.