arama

Mescid-i Nebevi Hakkında Bilmedikleriniz

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Güncel Manşet Güncel Manşet
  • 1 Star
    Loading...

Mescid-i Nebevi veya Peygamber Mescidi nedir, Mescid-i Nebevi nerede bulunur? Mescid-i Nebevi Tarihi, Mescid-i Nebevi’nin mimari yapısını hakkında araştırdık. Ve sizler için derledik

Mescid-i Nebi Nedir?

Resulullah (s.a.s)’ın Medine’ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescit. Bu mescit, Mescid-i Resul, Mescid-i Şerif, Mescid-i Saadet ve Mescid-i Nebevi adlarıyla da anılmaktadır. Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa’dan sonra yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir.


Peygamber Mescidi’nin Hikayesi

Hz. Muhammed 622 yılında Medine’ye vardığında Müslümanlar onu şehir girişinde karşıladılar. Kendisine çok sayıda davet eden olduğundan ve kimseyi üzmemek için, devesi Kasva’yı serbest bırakmalarını ve onun çöktüğü yere en yakın evde konaklayacağını söyledi. Kavsa, Malik b. Neccaroğullarının evlerinin önünde çökünce, buraya en yakın evin sahibi Ebü Eyyüb el- Ensari’ye konuk oldu. Kasva’nın çöktüğü ve Sehl ile Süheyl adında iki yetim çocuğa ait olan bu boş arazi Hz. Ebu Bekir tarafından satın alındı ve herkesin namaz ibadetini yerine getirebileceği bir mescit inşa edildi. Mescit’in 622 yılında temeli atılmış ve 623 yılında bitirilmiştir.

Kasva; Deve’nin ismidir.


Mescid-i Nebevi Hakkında Bilgi

  • Mescid-i Nebevi Medine’de bulunmaktadır.
  • 622 yılında inşasına başlanan yapı 623 yılında bitirilmiştir.
  • Mescid-i Nebevi, Hz. Peygamber tarafından sahabeleriyle birlikte inşa edilmiştir.
  • 654 yılındaki deprem ve yangında bu mescid yanmıştır. Emevi ve Abbasi dönemlerinde yeniden yapılmıştır.
  • Ağlayan kütük olayı bu mescidde vuku bulmuştur.
  • Peygamber efendimiz Hz.Muhammed(s.a.v)’in ve Hz.Ayşe’nin kabri de burada bulunmaktadır.

► Suudi Arabistan Gezilecek Yerler


Hazret-i Peygamber’in Kabri

Hazret-i Muhammed (s.a.s) ve Hazret-i Ayşe’ye ait odalarında vefat etmiş ve aynı yere defnedilmişti. Daha sonra Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer da buraya defnedildiler. Hazret-i Hasan Medine’de vefat ettiği zaman vasiyeti üzere kardeşi Hazret-i Hüseyin tarafından ilk önce Hücre-i Saadet’e götürüldü. Hazret-i Hasan’ın buraya defnedileceğini sanan bazı kimseler itiraz ettiler. Büyüyen tartışmalar, araya girenler tarafından yatıştırıldı ve cenaze Baki Kabristanı’na götürüldü. Bir daha böyle hadiseler yaşanmaması için de Hücre-i Saadet’in kapısı örülerek tamamen kapatıldı. Ömer bin Abdülaziz tarafından bu odanın etrafına Kâbe’ye benzememesi için beşgen şeklinde bir oda daha yapıldı ve ona da kapı yeri bırakılmadı. Daha sonra perde ile örtülen bu odanın dışı parmaklık ile çevrildi. Ziyaretçiler Kabr-i Saadet’i parmaklık dışından ziyaret etmekte, parmaklık içine ise yalnızca hademeleri girebilmektedir. Kabr-i Saadet’in bulunduğu asıl Hücre-i Saadet’e girmek ise mümkün değildir. Fakat Hazret-i Hasan’ın vefatından beri birkaç kez tamir için Hücre-i Saadet’e girmek mecburiyetinde kalınmış, tamirattan sonra duvarlar tekrar örülmüştür. Hatıratlarda Hücre-i Saadet içindeki kabirlerin kırmızı renkli kum ile kaplandığı belirtilmektedir.

peygamberimizin-kabri.jpg


Mescid-i Nebi’nin Bölümleri

Mescid-i Nebi’nin bölümlerini sizler için araştırdık.


Hücre-i Saadet

Hz. Peygamber’in Hz. Aişe’nin odasına defnedilmesinden sonra bu mekan Hücre-i Saadet adıyla anılmaya başlanmıştır. Mescid-i Nebevî’de yapılan bütün yenileme ve imar faaliyetleri hep Hücre-i Saadetten başlanarak yapılmıştır.


Minber

Hz. Peygamber, mescidinde cemaate hitap ederken dayanması için hurma ağacından olan büyük bir kütüğü kullanmaktaydı. Daha sonra cemaatin Rasûlullah’ın yüzünü göremeyip sesini de işitememesi üzerine hicri 7. veya 8. yıllarda ılgın ağacından 50×125 cm ebadında ve bir metre yükseklikte, arkasında 3 sütunu bulunan 3 basamaklı ilk minber yapılmıştır.


Mihrap

Mescid-i Nebevî inşa edildiğinde herhangi bir mihraba sahip değildi. Zaten Rasûl-i Ekrem’in namaz kıldırdığı yer belliydi. Ancak Ömer b. Abdülaziz devrinde mescidi yeniden inşa ettirirken mescidin ön duvarına hafifçe oyulmuş bir niş tarzında bir mihrap ilave etmiştir.


Minareler

Mescid-i Nebevî ilk inşa edildiğinde Bilal-i Habeşî, kıble tarafında iple tırmanarak çıkmakta olduğu üstüvâne denilen bir yerde ezan okumaktaydı. Şekil itibariyle silindir şeklinde olan bu mevki daha sonraları inşa edilen minarelere esin kaynağı olmuştur, diye düşünülebilir.

 

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.