arama

Sağlıklı bir gebelik için altın öneriler!

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Güncel Manşet Güncel Manşet
  • 1 Star
    Loading...

Kadınların yaşamlarındaki en önemli evrelerinden biri olan gebelik; bu süreçte görülen bulantı, halsizlik, mide yanması ve baş ağrısı gibi şikayetler nedeniyle anne adayları için sıkıntılı olabiliyor. Bu sorunların tam olarak ortadan kaldırılması mümkün olmasa da alınacak bazı önlemlerle konforlu bir gebelik dönemi sağlanabiliyor.

BULANTILARA KARŞI BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZI DÜZENLEYİN

1

Gebelik bulantıları genellikle sabah saatlerinde başlar. Özellikle ilk ve çoğul gebeliklerde bulantı önemli bir sorundur. Ortalama 4-8 hafta arası görülen bulantı, 14-16’ıncı haftaya kadar azalarak devam eder ve bazen tüm gebelik süresince kendini gösterebilir. Bulantıların, alınacak bazı önlemlerle azaltılması mümkündür. Gün içinde az ve sık yemek, öğünler arasında az sıvı tüketmek, katı, kuru, yağsız ve tuzlu gıdaları tercih etmek şikayetleri azaltır. Eğer tatlı ve meyveler bulantı yapmıyorsa, tüketilmesinde her hangi bir sakınca yoktur. Tuzlu kraker, galeta ve simit gibi besinler de bulantıyı bastırabilir. Sabah bulantılarını hafif bir şekilde atlatmak için uyandıktan hemen sonra bu besinler açık çayla birlikte tüketilebilir. Bunun yanında yataktan aniden kalkmamak, hoş olmayan kokulardan ve ağır yiyeceklerden uzak durmak da bulantıyı önlemeye yardımcı olur.

GEREKTİĞİNDE PSİKOLOJİK DESTEK ALIN

2

Gebeliğin ilk dönemlerinde anne adayının sinirli, gergin ve alıngan bir ruh hali içinde olması normaldir. Çünkü bu 3 aylık dönem gebeliğe adaptasyon sürecidir. Kişi gebeliğe uyum sağladıkça yavaş yavaş rahatlayacaktır. Hemen hemen her kadını etkileyen bu durum eşlere de yansıyarak endişelenmelerine yol açabilir. Bu gibi durumlarda daha önce gebelik dönemi yaşamış yakın çevreden kişiler ile konuşmak yararlı olacaktır. Eğer bu bir çözüm sağlamazsa, psikolojik destek alınabilir

YETERLİ MİKTARDA SIVI TÜKETİMİNE ÖZEN GÖSTERİN

3

Gebelik döneminde sürekli idrara çıkma isteği, rahimde büyüme ve böbrek fonksiyonlarındaki değişime bağlıdır. Bazen idrar kaçırmalar olabilir. Bu durum genellikle gebeliğin 4’üncü ayından itibaren azalsa da son evrede tekrar ortaya çıkabilir. Ancak yaşanan bu değişiklikler nedeniyle kesinlikle sıvı alımı azaltılmamalıdır. Çünkü sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek için yeterli sıvı alımı gereklidir. İhtiyaç hissedildiği her an idrara çıkılmalıdır. Aksi takdirde idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkabilir. Sık idrara çıkma ile birlikte yanma ve ağrı sorunlarında mutlaka doktora başvurulmalıdır.

20’İNCI HAFTADAN SONRA DEVAM EDEN BAŞ AĞRILARINI DİKKATE ALIN

4

Baş ağrısı ve halsizlik genellikle gebelikte ortaya çıkan hormonal ve kan dolaşımındaki değişikliklere bağlıdır. Ancak gebeliğin 20’inci haftasından sonra başlayan baş ağrıları masum olmayabilir. Bu durumda nöroloji uzmanına danışılması önerilir. Baş ağrısı sırasında; yüzün ön tarafı ve kenarlarına, burun çevresine, gözlere sıcak kompres uygulama ağrıyı azaltabilir. İyi ve dengeli beslenme, dinlenme, masaj, hafif egzersiz ve yürüyüşler şikayetleri en aza indirir.

LEKE TARZINDAKİ KANAMALARI İHMAL ETMEYİN

5

Leke tarzında kanamalar gebeliğin her döneminde çok önemlidir. Gebeliğin ilk 3 ayında oluşan kanamalar implantasyon yani bebeğin rahim içerisine yerleşmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak bazen de düşük habercisi olabilir. Çünkü gebeliğin ilk 3 ayında görülen kanamaların yaklaşık %10’u düşükle sonuçlanmaktadır. Bu durumda uzman görüşüne başvurulmalıdır.

Yeterli miktarda sıvı tüketimine özen gösterin

Gebelik döneminde sürekli idrara çıkma isteği, rahimde büyüme ve böbrek fonksiyonlarındaki değişime bağlıdır. Bazen idrar kaçırmalar olabilir. Bu durum genellikle gebeliğin 4’üncü ayından itibaren azalsa da son evrede tekrar ortaya çıkabilir. Ancak yaşanan bu değişiklikler nedeniyle kesinlikle sıvı alımı azaltılmamalıdır. Çünkü sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek için yeterli sıvı alımı gereklidir. İhtiyaç hissedildiği her an idrara çıkılmalıdır. Aksi takdirde idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkabilir. Sık idrara çıkma ile birlikte yanma ve ağrı sorunlarında mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Kirli havada sokağa çıkmayın
Kirli hava, yani toksinlerin boğaz ve akciğerlere ulaşması anne ve bebekte toksik etki ile enfeksiyonlara davetiye çıkarıyor. Örneğin baş ağrısı, baş dönmesi, boğaz ve burun enfeksiyonu, gözlerde alerji gibi olumsuz tablolara yol açabiliyor. Bu nedenle kirli havada dışarı çıkmayın, buna mecbursanız eğer mutlaka maske ya da mendil kullanın.
Turunçgiller ve yeşil sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin
Kış mevsiminde turunçgiller ve yeşil sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Çünkü bunlar içerdikleri C vitamini başta olmak üzere pek çok vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlayarak sizi üst solunum yolu enfeksiyonu ile birçok hastalıklardan koruyabiliyor.
 Ayrıca kış mevsiminde de gün içinde sıvı kaybı oluyor, bu nedenle susamasanız bile bol sıvı tüketmeye de özen gösterin. Ana besin öğelerinde vitaminin yanı sıra proteine de ağırlık verin. Protein kış mevsiminde vücut direncini arttırmaya yardımcı olan bir besin maddesi ve vücudun ana yapıtaşlarından birini oluşturuyor.
Gribal enfeksiyonları ayakta geçirmeyin
Gribal enfeksiyonlarda en etkili tedavi, yatak istirahati etmek. Bol sıvı alımı, C vitamini takviyesive boğaz pastili desteği rahatlamanızı sağlayacaktır. Odanızdaki buhar makinesi de boğazda kuruluk ve burun tıkanıklığı şikayetlerini azaltacaktır. Ancak hamilelikte enfeksiyonlar daha ağır seyredebiliyor. Bu nedenle ateş ve genel durumda kötüleşme olursa dahiliye, K.B.B. ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurmayı asla ihmal etmeyin.
 Haftada en az 2 gün balık tüketin
Sağlıklı bir bebek için Omega3 desteği açısından haftada en az 2 gün balık, ceviz-badem tüketin. Ayrıca B vitamini desteği için de haftada en az 2 kez ızgara kırmızı et ile kuru baklagiller yemeye özen gösterin.
Vitamin ya da gıda destek ürünleri takviye edin
Hamilelik döneminizde vitamin ihtiyaçlarınızı taze sebze ve meyvelerden almanız en doğru yaklaşım olacaktır. Ancak şehir hayatı organik sebze ve meyvelere ulaşımı zorlaştırıyor, endüstriyel gelişim arttıkça gıdaların temel besin değerleri azalıyor. Bu nedenle özellikle kış aylarında vücut direncinizi korumak ve sağlıklı bir fetus gelişimini sağlayabilmek için başta C vitamini, demir, kalsiyum ile D vitamini başta olmak üzere tüm multivitaminleri uygun dozlarda gıdalara ek olarak almanız öneriliyor. Ancak bu vitaminleri gelişigüzel almayın, mutlaka sizi takip eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına danışın.
Kalabalık ortamlarda bulunmayın
Gribal enfeksiyonlardan koruyan en etkili önlem, kış aylarında mümkün olduğunca enfeksiyonun bulaşabileceği ortamlara girmemek oluyor. Örneğin toplu taşıma araçları, okullar, hastanelerin enfeksiyon klinikleri ile alışveriş merkezleri gibi ortamlardan mümkün olduğunca kaçının. Dışarı çıkmanız çok gerekli ise yanınızda taşıyacağınız hijyenik el yıkama ürünleri ve maske gibi materyallerle kendinizi koruyun.
 Şifalı çayların gücünden yararlanın
Gribal enfeksiyonlardan korunmak için doktorunuz önerdiği takdirde her gün C vitamini takviyesi alın. Ayrıcaıhlamur, elma ya da limon çayı gibi kış çaylarıgibi çaylar da enfeksiyon hastalıklarından korunmanızda fayda sağlıyorlar. Ancak bu çayları içmeden önce doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.
Tatlı yeme isteğine karşı çıkın  
Kış aylarında evlerde zaman geçirme zorunluluğu nedeniyle gelişen tatlı krizleri ile abur cuburlar fazla kilo almanıza sebep oluyor ve sonrasında buna bağlı olarak sorunlar yaşanıyor. Yüksek tansiyon ve hamilelik diyabeti gibi durumlarda ise annede metabolik ve kardiyovasküler sorunlar, bebekte  de büyüme ve gelişme sorunları gibi hayati önemi olan problemler gelişebiliyor. Bu yüzden ihtiyacınız olan kalori alımının üzerine çıkmayın, gerekirse bu konuda diyetisyen yardımı alın.
Evinizde pilates yapın
Kış mevsiminde dışarıda spor yapmak sıklıkla hava koşullarına bağlı olarak mümkün olmayabiliyor. Ancak sporunuzu ihmal etmeyin, evinizde düzenli olarak yapmaya devam edin. Evde yapabileceğiniz en uygun egzersiz ise hamilelere yönelik yapılan pilates programları.
Ev ortamında özel eğitmen ya da video yardımıyla yapacağınız 30 dakikalık egzersiz bile kalori kontrolü, kas gücü artımı ile esneklik sağlanması acısından çok yardımcı olacaktır. Yürüme bandında bile olsa gün içinde yapacağınız  30-45 dakikalık hafif tempolu yürüyüş de büyük fayda sağlayacaktır.
Bu üçlüden uzak durun
Kışın tüketilen gıdalar karbonhidrat, yağ ve tuz bakımından sıklıkla zengin oluyorlar. Ancak bu tür gıdaların kış aylarında bolca tüketilmesi hamilelerde kan şekeri ve tansiyon değerlerinde yükselmelere, bunun sonucunda da anne bebeğin sağlığında olumsuz yönde sapmalara neden olabiliyor. Mevsim her ne olursa olsun mutlaka beslenmenize dikkat edin ve tuzlu gıdalardan kaçının.